RSC-141


Keşif: RSC-141, ilk olarak ██/██/19██ Tarihinde ünlü astronom Jhonnas Kepler tarafından gözlemlenmiş, bir nebula sanılmıştır. Ardından ██/██/19██ tarihinde ise Chirstaan Huygens tarafından hiçbir uzay cismi ile ne yapısal ne de maddesel benzerliğinin olmadığını kanıtlamıştır.

Saklama Prosedürleri: RSC-141, hiçbir şekilde muhafaza edilemez, kontrol altına alınamaz. RSC-141'in Konumu zodyak kuşağının güneşi G∩ZK (26.9°'lik açı) konumunda kestiği sırada sadece [VERİ GİZLENDİ] [VERİ GİZLENDİ] ve Lewell rasathanelerinde 30 dakika süresince izlenebilir.İzleneceği teleskopların birincil merceğine 5 katmandan oluşan güneş filtresi, rubidyum alaşımlı bir ön kapak ikincil merceğine; karbon nanotüp ve teknesyum alaşımlı bir katman konulmalıdır.

Açıklama: RSC-141, evrende değişken konumlarda olan bir anomalidir. Şekil ve yapısı sürekli değişmektedir madde içeriği maddenin 5. hâli olan Quark-gluon Plazması kümesidir.

Şimdiye kadar yapılan gözlemlerde RSC-141, 3 defa şekil ve yapısını değiştirmiştir. Bunun sebebi: Quark-Gluon Plazmasının su gibi belli bir şeklinin olmaması ve ona renk veren tılsım, tuhaf ve aşağı kuarkların aşırı radyasyondan dolayı kromonotonları saniyede 600 defa farklı açılarla değişime uğramasıdır. Böylece hem şeklini hem de rengini durmaksızın değiştir. RSC-141, yapısında bulunan anti-nötrinolar sayesinde de bir madde ve cisimin içinden %99.09924 etkileşimsizlik ile geçirebilir.

RSC-141'den çıkan fotonlar anında dünyaya gelmektedir. Bu olayın nasıl meydana geldiği bilinmemektedir bu yüzden RSC-141'den çıkan fotonlara: "nomalit-foton" denir. RSC-141, evrende boyutsal bir düzensizlikler ve paradigmalar yaratabilir bir maddenin boyutunu değiştirebilir, bir maddeyi planck uzunluğundan bile küçük parçalara bölüp süpernovalardan kat kat büyük galaksi topluluklarını yok eden patlamalar yapabilir. RSC-141, dünyaya yaklaşık 400 milyon ışık yılı uzakta başak süper kümesinin dışında bulunmaktadır. RSC-141'in gözlemlenen en büyük son aktivitesi ██/██/20██ yılında olan "Zordex Tekillik Patlaması"dır.

Bu olayda, RSC-141 kendisine 20 milyon ışık yılı uzakta pavo-indus süper kümesini 5 saat içinde tamamen yok etmiştir (Süper kümeler trilyonlarca galaksinin birleşimi ile ortaya çıkan evrendeki en büyük yapı birimidir)

EK BELGE
Planck Boyutunda Quark-Gluon Plazması Numunesi

EK BELGE 2

ID: 00-00-84

Bu notlar ünlü astronom Jhonnas Keplerin bilimsel gözlem defterinden alınmış ve bazı ilkel terimler düzeltilmiştir.

Johannes Kepler Gözlem Defteri
Tarih: 06/09/1623
Yeni Bir Gaz Kümesi: Kepler-67-A

Şu an dürbünüm ile 26° 37° kuzey, 86° 54° güney paralelleri arasında kalan halkalara sahip gezegeni
(Satürn'den Bahsediyor) izlerken onunla hemen hemen aynı hizada bir gaz kümesi keşfettim, ancak bu gaz
bulutu, geçen sefer gözlemlediğim örümceğe (OTO. DÜZELTME: Tarantula Nebulası) benzeyen gaz bulutu
ile benzerlik göstermiyor.

2 saatlik periyotlarla baktığım bu küme, her gözlemimde rengi ve şekli değişti.Ama şimdilik yapı olarak bir kule gibi dik bir konumda ve açık sarı bir renkte.Şimdilik gelişmeler bu kadar yarın tekrar bu kümeye bakıp yapısı ve kökeni hakkında yorum yapacağım.

Tarih: 07/09/1623

Bu akşam olanlara anlam getiremedim o gaz kümesini tekrar incelemek için dürbünümü yine aynı konuma
çağırdığım esnada bulutu orda bulamadım.Bunun olması mantıksal olarak imkansızdı çünkü bu kadar büyük
bir cisim bir günde ortadan ne kaybolabilir ne de hareket edemezdi.

Umudu yitirmiş beyaz lekeli (OTO. DÜZELTME: AY) gezegenin kuzey kutup dairesinin yaklaş 14.6° konumunda bu bulutu tekrar gördüm.Ancak bu sefer rengi koyu bir yeşil renge bürünmüş şekli ise bir insan siluetini andırıyordu bu sefer bu kümenin karakalem bir tasvirini çizdim.Yarın son defa bu kümeyi inceleyeceğim ve isimlendirme yapıp bu dosyayı kapatacağım.

Tarih: 08/09/1623

Yine gözlem yapmak için aynı konuma bakmıştım ki yine yer değiştirdiğini fark ettim. Nerede olduğunu
anlamak için bir keşif yaparken kızıl meteorun (OTO. DÜZELTME: Mars) çevresinde bulunduğunu
gördüm.

Bu sefer şekli bir aslan yelerine benziyor, rengi ise koyu bir griydi bu sefer onu gözlemlerken kümenin
aniden 2 yıl önce keşfettiğim Lorx-76 göktaşını kendine çektiğini gördüm adeta bir mıknatıslı diğer bir
mıknatısı çekmesi gibi kendine çekiyordu.

Gökada gaz bulutuna yaklaştığında ise hiç görmediğim bir olay oldu. Bunu açıklayamam ancak şöyle bir benzetme yapabilirim.Bu bir demir bilyenin önce aniden 2 boyutlu olması ardından parlaması ve çıplak gözle görülebilecek kadar büyük bir patlama yaratmasına sebep oldu bu şeyin inanılmaz bir şey adeta bilinçli bir canlı gibi hareket ediyor.

Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 License